Genel Bilgiler

Tarih ve Arkeoloji insanoğlunun geçmişini inceleyerek bundan bilimsel sonuçlar çıkaran ve bu şekilde, aynı zamanda insanoğlunun geleceğine de ışık tutan bilim dallarından en önemli ikisidir. Bunu yaparken Tarih yazılı kaynaklardan yararlanır; Arkeoloji ise insanoğlunun geride bıraktığı taşınabilir veya taşınamaz maddi kalıntıları ortaya çıkarır, inceler ve aynı zamanda onları koruyarak insanlığın hizmetine sunar. Yaygın kanının aksine, sadece çok eski dönemler değil; Bizans, Osmanlı ya da Yakınçağ ile ilgili maddi kalıntılar da arkeolojinin alanına girer. Arkeoloji bazı doğa ve fen bilimlerinden yararlandığı gibi birçok bilim dalına da tarihi derinlik bağlamında veri sağlar.
Arkeoloji eğitimi esas itibariyle üç anabilim dalı altında yapılmaktadır. Bunlar Tarihöncesi Dönem Arkeolojisi (Prehistorya), Protohistora ve Önasya Arkeolojisi ve Klasik Arkeoloji’dir. Prehistorya’nın uğraş alanı esas itibariyle Paleolitik Dönem (Taş Devri) ile sınırlıdır. Protohistorya ve Önasya Arkeolojisi, insanoğlunun ilk yerleşik düzene geçmeye başladığı M.Ö. 12 000-10 000 yıllarından, M.Ö. 1.binyıl ortalarlına kadar olan süreçte Yakın Doğu’da ortaya çıkan kültürler ve uygarlıkları inceler. Bunlardan en önemlileri Mezopotamya, Hitit, Urartu ve Frig uygarlıklarıdır. Klasik Arkeoloji’nin konusunu ise Yunan ve Roma uygarlıklarına ait kalıntılar oluşturur.
Arkeoloji bölümlerinden mezun olanlar, almış oldukları eğitim doğrultusunda çeşitli   devlet müzeleri ve özel müzelerde görev alabilmektedirler. Yabancı dil bilen Arkeologlar gerekli eğitimden geçtikten sonra, turist rehberliği de yapabilmektedirler.

 

genel_bilgiler